siyaset, politika, yaşam, güncel konular, haber

olan biteni seyretmeyi değil, sorgulamayı tercih edenlere…

Terörle mücadele internette de devam ediyor…

Yazan: asimumit Mayıs 13, 2008

Terör, eskisi gibi dağlarda değil artık. Sanal alemde de çok ciddi bir savaş sözkonusu. Peki bu durumun hukuki bir yaptırımı yok mu? Dr. Münevver Aydın’ın stratejikboyut.com sitesinde “Terörizm İnterneti Nasıl Kullanıyor?“ başlıklı yazısında bu konuyu ele almış… İşte yazının ayrıntıları…

Terörle mücadelede çeyrek asrı geride bıraktık. Bu mücadele sırasında 30.000’i aşkın vatandaşımızı kaybettik. Bu mücadelenin ülkemize maliyeti 300 milyar doları aştı[1]. Kaybedilen canlara paha biçilemez. Bununla birlikte, ülkemizin toplam dış borcunun 226 milyar[2] olduğu hususu göz önüne alındığında bu mücadelenin ekonomik anlamda ülkemize ve milletimize ne kadar pahalıya mal olduğu açıkça görülüyor. Peki bunca yıllık mücadeleye, bunca cana ve bu kadar milyar dolara mal olan bu mücadelede gerçek anlamda mesafe alabildik mi ? Sorunun çözümüne yönelik somut adımlar atabildik mi ? Konuyu duygusal zeminden kurtarıp mantıklı bir zemine çekebildik mi ?

Bu sorulara “Evet” cevabını verebilmeyi çok isterdim. Ancak, 25 yıldır mücadelenin hala nizami birliklerle yürütülüp, işin profesyonel birliklere verilmeyişi; bir yandan terörle mücadelede önemli mesafeler alınmasını sağlayan özel harekât timlerinin bir kısım kurumsal çıkarlar doğrultusunda tasfiye edilmesi diğer yandan çıkılıp profesyonel birliklerden dem vurulması; bölgemizde binlerce yıllık geçmişe dayanan genişleme hülyaları olan bir ülkeye ülkemizin savunma sanayisinin (uçak ve tank modernizasyon projeleri) teslim edilmesi[3]; ülkemize yönelik bölücü faaliyetler yürüten gruplara her türlü eğitim ve silah desteği sağlayan bu ülkenin pilotlarının ülkemizde eğitilmesi; bu ülke uçaklarına hava sahamızın kullandırılması[4]; Dağlıca baskını ile iyice gün yüzüne çıkan istihbarat eksikliğimiz; daha önce defaten parti kapatmalar yaşandığı ve bunlardan hiçbir yarar sağlanmadığı halde DTP’nin kapatılmaya çalışılması[5] ve daha nice gelişmeler bizim terörle mücadeleyi hala öğrenemediğimizi ve bu konuyu tam olarak kavrayamadığımızı göstermektedir.

Yukarıda ifade ettiğim hususların her biri pek çok yazar arkadaşımız tarafından daha önce ele alınan ancak bizim de ileride farklı yazılarda irdelemeyi düşündüğümüz önemli konular. Ancak, ben bu yazımı zafiyet içinde bulunulan kritik bir konuya, terör içerikli internet sitelerine, ayırmak istiyorum.

Bilindiği gibi internet 1960’ların başında ABD Savunma Bakanlığı tarafından savunma amaçlı bir proje olarak geliştirildi. 1970’lerde akademik dünyaya açılan internet, 1990’ların başında ticarileşmeye başladı. Ticarileşmeyle birlikte internet hızla gelişti, tüm dünyaya yayıldı ve kullanıcı sayısı 1,2 milyarı geçti[6]. Bu gelişme hayatın hemen her alanında büyük kolaylık ve rahatlıklar sağladı. İnternet üzerinden bankacılık gibi ticari ve vergi ödemeleri ve pasaport başvuruları gibi kamusal işlemlerinin yapılabilmesi ve dünyanın dört bir yanındaki kütüphanelere, müzelere, gazete ve dergilere birkaç saniye içinde ulaşılabilmesi internetin sağladığı yararlar arasında sayılabilir. Tabii ki internet her zaman böylesi yasal ve yararlı amaçlarla kullanılmamaktadır. İnternet aynı zamanda teröristler tarafından haberleşme, propaganda yapma ve yeni eleman kazanma, elemanlarını eğitme ve yardım ve bağış toplama amaçlı olarak da kullanılmaktadır.

Terörist gruplar hazırlamış oldukları internet sitelerinde broşür, dergi, gazete ve kitaplar yayınlamaktadırlar. Bu yayınlarda polis takibinden nasıl kurtulacaklarından, sanal bomba, bakteriyolojik ve radyoaktif silah yapımı ve kullanımına kadar bir dizi konu detaylı olarak anlatılmakta ve teröristler eğitilmektedirler. Bu tür sitelerin sayısının 80.000 civarında olduğu düşünülmektedir[7]. Ayrıca internet siteleri terörist gruplarca propaganda amaçlı olarak da kullanılmaktadır. El Kaide Irak’ta yaptığı bazı eylemleri (keskin nişancıların tam donanımlı ABD askerlerini tek tek vurmalarıyla ilgili görüntüler hala hafızalardadır[8]) kaydedip internet sitelerinden yayınlayarak ABD’ye meydan okumakta, böylelikle kendi propagandasını yapmakta ve sempatizan ve taraftar kazanmaktadır. Terör örgütü PKK, Dağlıca saldırısında ele geçirdiği Türk askerlerini görüntüleyip, bu görüntüleri internetten yayınlayarak örgütün propagandasını yapmaktadır[9].

Terör örgütleri interneti haberleşme amaçlı olarak da kullanmakta ve teröristler internetten birbirlerine gizli mesajlar göndermektedirler[10]. 11 Eylül sonrasında yürütülen soruşturmalarda El Kaide militanlarının birbirleriyle internet üzerinden haberleştikleri ve planlarını internet ortamında görüşerek yaptıkları ortaya çıkarılmıştır[11]. Terör örgütleri interneti aynı zamanda yardım ve bağış toplamak amaçlı olarak da kullanmaktadırlar.

İnternet üzerinden web siteleri açma veya bazı web siteleri üzerinden (youtube gibi) terörist faaliyetler yürütmek terörist gruplara pek çok kolaylık sağlamaktadır.
Her şeyden önce internet teröristlere sınırlarını aşma ve uluslar arası nitelik elde etme imkânı sağlamıştır. Böylece, dünyanın farklı yerlerindeki teröristler ve terörist gruplar internet üzerinden haberleşip koordine ederek bulundukları yerden binlerce mil ötede ortak eylemler yapabilme yetisini edinmişlerdir. İnternet üzerinde yürütülen faaliyetler hem daha ucuza mal edilebilmekte hem de failler değişik tekniklerle (şifreli haberleşme ve anonimleştiren programlar kullanarak) kimliklerini rahatlıkla gizleyebilmektedirler.

Peru’daki Tubac Amaru, Kolombiya’daki The Revolutionary Armed Forces of Colombia, Peru’daki Shining Path, El Kaide ve Hindistan’daki Harkat-ül-Ansar adlı terör örgütleri interneti kendi faaliyetleri için yoğun olarak kullanan örgütlere örnek olarak gösterilebilir[12]. Bu örgütlere ek olarak ülkemizi hedef alan pek çok terör örgütü de kendi açtıkları web siteleri aracılığıyla değişik faaliyetler yürütmektedirler. Örneğin, PKK’nın uzantısı Kongra-gel www.kongra-gel.org adresinde, Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist http://www.tkp-ml.de adresinde, Hizb-ut-tahrir http://www.hizb-ut-tahrir.org adresinde 6 farklı dilde ve Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi http://www.dhkc.net/ adresinde 2 farklı dilde yayın yapmaktadır.

Kısacası içinde bulunduğumuz yüzyıl Alvin Toffler’ın dediği gibi “Teröristlerin bir klavye ile bir bombadan çok daha tehlikeli olacağı” bir yüzyıl olmaya doğru gitmektedir[13].

Peki, bu gidiş öylesine izlenecek midir ? Yoksa bir şeyler yapılabilir mi veya yapılıyor mu ?

Esasında terörizm içerikli internet sitelerine pek çok ülkede müdahale edilmektedir. ABD’de hangi araçla (radyo, TV, internet) olursa olsun, terörizm amaçlı, eğitim, destek ve tavsiyeler vermek[14] ve maddi yardım ve bağış sağlamak veya toplamak yasaklanmıştır[15]. Aynı şekilde İngiltere’de hangi araçla olursa olsun terörizm amaçlı eğitim almak/vermek[16] ve bağış toplamak[17] yasaklanmıştır.. İngiltere’de ayrıca terörist yayınları bulundurmak; dağıtmak; başkalarına vermek, satmak ve kiralamak; başkalarının bu yayınları elde etme, okuma, dinleme ve bakmalarına olanak sağlamak ve bu tür yayınları elektronik ortamda iletmek yasaklanmıştır[18]. Biri ifade özgürlüğünün bayraktarlığını yapan, diğeri demokrasinin beşiği olan bu iki ülkede internet ortamında yürütülen terörist faaliyetler yasaklanmış olup, bu faaliyetlere karşı etkin mücadele yürütülmektedir.

Pekala, on yıllardır terörle mücadele eden ve yukarıda da ifade ettiğim gibi bu yüzden ölçülemez zararlara maruz kalan ülkemizdeki durum nedir ?

Ülkemizde yakın zamana kadar internet üzerinden yapılan yayınlara ilişkin herhangi bir mevzuat bulunmamaktaydı. İnternet üzerinden istenmeyen bir yayın olduğunda, daha doğrusu bu tür yayınlar kamuoyuna yansıyıp tepkiler artığında, ilgili otoriteler, özellikle de mahkemeler ve emniyet, farklı kanunlardaki hükümleri yorumlayarak bu tür içerikleri engelleme yoluna gitmekte ve bu faaliyetleri yürütenleri yakalamak için çalışmalar yapmaktaydılar. Bu yılın ilk aylarında internetteki çocuk pornografisi ekseninde başlayan tartışmalar ve basının konuyu ısrarla gündemde tutması üzerine internet içeriğinin düzenlenmesine ilişkin “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” hazırlandı. 5651 sayılı bu Kanun 4 Mayıs 2007’de TBMM tarafından kabul edildi ve 23 Mayıs 2007 tarihli ve 26530 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi[19]. Bu Kanun ile internet ortamında yapılan ve içeriği 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

- İntihara yönlendirme (madde 84),

- Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),

- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),

- Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),

- Müstehcenlik (madde 226),

- Fuhuş (madde 227),

- Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228), ile

25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınların engellenmesi hükme bağlandı. TBMM’ye gönderilen Kanun tasarısında “Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda” yer alan suçlara yer verilmemişti. TBMM’deki tartışmalar sırasında devrim kanunları aleyhine ve ülke bütünlüğüne yönelik yapılan yayınların da kapsanması yönünde görüşler ileri sürülmüş, ancak sadece Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar kapsama dâhil edilmiştir.

İngiltere ve ABD gibi gelişmiş demokratik ülkelerde bile terörist faaliyetlere ilişkin internet siteleri kapatıldığı ve/veya bunlara erişim engellendiği; ülkemizde terörle ilişkili olduğu gerekçesiyle çok sayıda internet sitesine erişim engellendiği; 5651 sayılı Kanunun hazırlandığı geçtiğimiz Nisan ve Mayıs aylarında ve o zamandan bugüne terörle mücadele ülkemizin en önemli gündem maddesi (Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın 12 Nisan 2007 tarihli basın açıklamalarını hatırlayın lütfen) olduğu ve 5651 sayılı Kanunda “İntihara yönlendirme” ve “Sağlık için tehlikeli madde temini” gibi öncelikli olmayan hususlar bile kapsandığı halde, bu Kanunun kapsamına terörizm ile ilişkili içeriğin dâhil edilmemiş olmasını anlamak mümkün değildir.

Burada önemli bir nokta da şudur: 5651 sayılı Kanundan önce internet içeriğini düzenleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından farklı kanunlar yorumlanarak terörizm içerikli siteler kapatılabilirken, günümüzde konu ile ilgili bir kanun bulunduğu ve bu kanunda terörizm ile ilgili içerik kapsanmadığı için bu içeriğe sahip sitelerin kapatılmasının hukuki bir dayanağı da aslında bulunmamaktadır. Yani, ülkemiz internet içeriğinin düzenlenmesine ilişkin bir kanun ve buna bağlı düzenlemeler yapmış ve bu yasal çerçeveye terörizm konusunu dâhil etmemiş; terörizm içerikli internet sitelerinin engellenmesini istememiştir. Bu durum terörle mücadelemizde kritik bir zafiyet oluşturmaktadır.

Ulaştırma Bakanlığı, Hakkari’deki terör saldırılarının ardından Youtube’da yayınlanan ve terör örgütü PKK’nın propagandasını yapan internet sitelerine[20] erişimin engellenmesi için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB)[21] talimat verdi[22]. Ancak, TİB bu konuda gereken adımları atıp söz konusu içeriği engellemeyi başaramadı. Bunun en temel sebebi, TİB’in ve Ulaştırma Bakanlığı’nın bu konuda herhangi yasal bir yetkilerinin bulunmaması ve terörizm ile ilgili internet üzerindeki içeriğin ülkemizde yasak olmamasıdır. www.pkk.org ve http://www.pkk-info.com/ internet siteleri mahkeme kararlarıyla kapatılmıştır. Ancak, bu kararların hukukiliği de tartışmalıdır.

Sonuç olarak, terörizm içerikli internet sitelerine erişim mutlak surette engellenmelidir. Ancak, Türkiye, Anayasa’mızın 2 nci maddesinde belirtilen “hukuk devleti” vasfı dolayısıyla bu engellemeleri yasal hale getirmelidir. Bunun için yapılması gereken şey aslında çok basittir. TBMM’de en azından bir milletvekili çıkıp konuyu gündeme getirmeli ve 5651 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (c) bendine “terörist faaliyetlere ilişkin yayınlar” ibaresinin eklenmesini teklif etmelidir. Söz konusu değişiklik yapıldığı takdirde ülkemizde terörizm ile ilgili internet içeriğinin engellenmesi yasal olarak sağlanabilecek ve ülkemizin “hukuk devleti olma” vasfı zarar görmeyecektir.

Bakalım önümüzdeki günlerde terörle mücadelede küçük gibi görünen ama kritik olan bu zafiyeti giderecek somut bir adım atılabilecek mi ? Yoksa, iş yapmayıp bol bol demagoji yapmaya devam mı edeceğiz. Hep beraber bekleyip göreceğiz.

[1] http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=140899

[2] http://www.hazine.gov.tr/stat/dbi3.htm

[3] http://www.tumgazeteler.com/?a=764414

[4] http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=34792

[5] http://www.ntvmsnbc.com/news/426502.asp

[6] http://www.internetworldstats.com/stats.htm

[7] http://www.caginpolisi.com.tr/20/41-43.htm

[8] http://www.jonhs.net/911/iraq/sniper_compilation.htm

[9] http://www.youtube.com/watch?v=49vnCyh0TC0&feature=related

[10] A., Köknar, Sanal Ortamda Terörizm, Bilişim ve İnternet Teknolojilerinin Ceza Hukuku Açısından Doğurduğu Yeni Sorunlar, Bursa Emniyet Müdürlüğü Yayınları, 2001, s. 67

[11] C., Wilson, Computer Attack and Cyber Terrorism: Vulnerabilities and Policy Issues for

Congress, CRS Report for Congress, 2003, p. 12

[12] http://www.turkishweekly.net/turkce/makale.php?id=87

[13] A., Toffler, Yeni Güçler, Yeni Şoklar, İstanbul, Altın Kitaplar Yayınevi, 1992, s. 148

[14] US Code, Title 18, s. 2339 A – 2339 B

[15] US Code, Title 18, s. 2339 C (a) (1)

[16] UK, Terrorism Act 2006,s.6

[17] UK, Terrorism Act 2000,s.15-17

[18] UK, Terrorism Act 2006, Section 2

[19] Adalet Bakanlığı öncülüğünde “Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi ve Bilişim Suçları Hakkında Kanun Tasarısı” hazırlanmışken bu tasarı bir kenara bırakılmış, bu tasarıdan yararlanarak 5651 sayılı Kanun hazırlanmıştır.

[20] www.youtube.com adresine girip “pkk roj asker” yazıldığında terör örgütünün propagandasını yapan çok sayıda görüntüye halen erişilebilmektedir.

[21] 5651 sayılı Kanun internet içeriğinin düzenlenmesi ve denetlenmesi görevini TİB’e vermektedir.

[22] http://www.yenisafak.com.tr/gundem/?t=25.10.2007&c=1&i=77036

 

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>